TÝM, Temmuz 2006 Ýhracatýný açýkladý

Çarşamba, 02 Ağustos 2006 15:31
Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi Baþkaný Oðuz Satýcý Türkiye Geneli Temmuz ayý Ýhracat rakamlarýný Manisa’da düzenlediði toplantýyla kamuoyuna açýkladý. Temmuz ayý ihracatý, bir önceki yýlýn ayný ayýna göre yüzde 22,39 oranýnda arttý.

Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi Baþkaný Oðuz Satýcý Türkiye Geneli Temmuz ayý Ýhracat rakamlarýný Manisa’da düzenlediði toplantýyla kamuoyuna açýkladý. Oðuz Satýcý, “Temmuz ayý ihracatýmýz, bir önceki yýlýn ayný ayýna göre yüzde 22,39 oranýnda artarak 6 milyar 942 milyon dolar olarak gerçekleþmiþtir.” Dedi.

 

Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi Baþkaný Oðuz Satýcý’nýn yazýlý açýklamasýný aynen yayýnlýyoruz;

“Uygarlýðýn doðduðu topraklar olan Anadolu’muzun en nadide yerleþim bölgelerinden biri olan Manisa M.Ö. üç bin yýlýndan itibaren yerleþik yaþama ev sahipliði yapmaya baþlamýþ, Anadolu’daki Hititlerden Frigyalýlara, Bizanslýlara kadar her medeniyette çok önemli rol oynamýþtýr.

 

Bu zengin kültürel geçmiþini bugünlere taþýyabilen ve günümüzde de okullaþma ve okuryazar oraný bakýmýndan Türkiye ortalamasýnýn üzerinde olan Manisa, altyapý ve sosyal hizmetler açýsýndan da ülkemizin önde gelen illerinden biridir. Hedefimiz, kültürel altyapýsý olarak dünya kentlerini çoktan geride býrakmýþ bu güzide ilimizin, üretim ve ihracat olanaklarýný da var olan potansiyeline eþitlemek ve böylece Manisa’yý çok önemli bir merkez olarak görmektir.
 

Deðerli katýlýmcýlar,

Merkez Bankasý 20 Temmuz 2006 günü yaptýðý Para Politikasý Kurulu toplantýsýnda gecelik faizleri 25 baz puan arttýrarak yüzde 17,50 seviyesine çýkarmýþtýr. Böylece çok kýsa bir süre içerisinde faizler yüzde 4,25 oranýnda arttýrýlmýþtýr. Merkez Bankasý’nýn daha önce yaptýðý açýklamalarda Aðustos’tan itibaren enflasyonun düþüþ sürecine gireceðini bildirmesine raðmen faiz artýrýmýna gitmesi þaþkýnlýkla karþýlanmýþtýr. Bu faiz artýrým kararýnýn arkasýnda ise enflasyonda 2007 için belirlenen yüzde 4 hedefini tutturabilmek için daha sýký bir para politikasý uygulamasýna geçilmesi yatmaktadýr.

 

Yýl sonu enflasyon hedefi yüzde 5 iken yýllýk enflasyon Haziran rakamlarý ile yüzde 10,12’ye yükselmiþtir. 2006 sonu enflasyon oraný beklentileri ise Türkiye Cumhuriyet,Merkez Bankasý’nýn en son yayýnlanan Temmuz beklenti anketine göre yüzde 10,28 olarak açýklanmýþtýr.

 

Gelinen noktada enflasyon hedeflemesi uygulamasýnýn ciddi anlamda sorgulanmaya baþladýðýný görüyoruz.

 

Enflasyon hedeflemesinde yaþanan bu büyük sapmanýn arkasýnda ise maalesef Merkez Bankasý’nýn eski yönetimi vardýr. Son 3 senede faizleri gereðinden fazla yüksek tutarak kurlarý baský altýnda býrakmanýn faturasýný þimdi Türkiye ekonomisi enflasyonu kontrol altýna alamayarak ödemektedir.

 

Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi olarak bugüne kadar yaptýðýmýz uyarýlarda ne kadar haklý olduðumuz her geçen gün daha da iyi anlaþýlmaktadýr. O dönemde YTL’nin deðerlenmesi sadece ihracatçýlarýn sorunu olarak algýlanmak yerine, ekonominin en önemli sorunu olarak masaya yatýrýlsaydý bugün her þey çok daha farklý olabilirdi.

 

Cari açýðýn ulaþtýðý seviyeleri o gün umursamayanlar, kurlar yerlerde sürünürken “Dövizin fiyatýný serbest piyasa belirler” deyip, kurlar yükselince “Merkez Bankasý müdahale etmeli” diye fikir beyan edenler bugün Merkez Bankasý’nýn içine düþtüðü durum için ne düþünüyorlar?

 

Bugün üzülerek görüyoruz ki, enflasyonu dizginlemek için herkese inat uygulanan düþük kur-yüksek faiz politikasý, kurlarýn sert bir þekilde yükselmesiyle þimdi enflasyon beklentilerinin bozulmasýnýn en büyük sebebi haline gelmiþtir.

 

Deðerli katýlýmcýlar,

Deðerli YTL’nin üzerindeki yükün biraz da olsa azalmasýyla ihracatçýlarýmýz son 2 ayda rekabet avantajlarýný geri kazanmaya baþlamýþlardýr. Haziran ayýnda ihracatýn yüzde 28 artarak aylýk bazda yeni bir rekor kýrmasýnýn ardýndan Temmuz ayýnda da ihracatta benzer bir artýþ yaþanmýþtýr. Ýhracatta kur düzeyinin önemli olmadýðý iddia eden bazý ekonomi kesimleri, döviz kurlarýnýn daha makul seviyelerde yükseldiði son iki 2 ayda ihracatta yaþanan hýzlý artýþý çok iyi analiz etmek durumundadýrlar.

 

Son 2 ayda Türkiye’nin ihracat pazarlarý mý geniþlemiþtir? Son 2 ayda üretici ihracatçýlarýn hammadde maliyetleri mi düþmüþtür?  Son 2 ayda üretici ihracatçýlarýn istihdam maliyetleri mi gerilemiþtir?  Son 2 ayda üretici ihracatçýlarýn enerji maliyetleri mi düþmüþtür? Tüm bu sorularýn cevabý elbette “Hayýr”dýr.

 

O halde ihracatçýlar son 2 ayda, yapay olarak bastýrýlmýþ kur seviyesi yerine YTL’nin deðerini tam olarak yansýtan gerçekçi kur düzeyi ile neler baþarabileceklerini tüm Türkiye’ye göstermiþlerdir.

Bunun yaný sýra, önümüzdeki aylarda son derece net bir þekilde göreceðiz ki, doðru kur seviyesi ithalatý aþaðý çekerken, cari açýðýn da daha makul seviyelere inmesini saðlayacaktýr. Bu deðiþim ile birlikte Türkiye ekonomisi daha dengeli bir yapýya oturma þansýný elde edecektir.

 

Yine bazý ekonomistler düþük kur yüksek faizi sarmalýný ekonomimizin istikrarý enflasyonla mücadelenin gereði diyerek bizleri etkilemeye çalýþacaktýr þunu bilmeliyiz ki büyümenin, kalkýnmanýn, istihdamýn, enflasyonla mücadelenin gerçek yolu üretimdir-ihracattýr üretiminde düþmaný yüksek faiz düþük kur politikasýdýr.

 

Deðerli konuklar,

Merkez Bankasý ve ekonomi yönetimi bu noktadan sonra çok dikkatli hareket etmek zorundadýr. Aldýðýmýz izlenimler gereði bu uyarýyý özellikle yapmak istiyoruz. Eðer Merkez Bankasý son 3-4 senedir yaptýðý gibi yüksek faiz-düþük kur sarmalýný geri getirecek adýmlar atmaya baþlarsa benzer sýkýntýlarý önümüzdeki dönemde tekrar yaþayacaðýmýzdan hiç kimsenin bir þüphesi olmasýn.

 

Herkes bundan sonraki süreçte kurlarýn baskýlanarak enflasyonun düþürülemeyeceðinin bilincinde olarak enflasyonla mücadelede baþka tedbirlerin uygulamaya sokulmasýnýn gerekliliðini kavramak zorundadýr.

 

Yeri gelmiþken Mehmet Akif’in þu sözünü vurgulamak istiyoruz: “Tarih tekerrürden ibarettir, fakat ibret alýnsaydý hiç tekerrür eder miydi” Þair böyle söylemiþ ama bizim yaþadýklarýmýzdan mutlaka ibret almamýz ders almamýz gerekiyor.

 

Deðerli konuklar,

Geçtiðimiz ay genel kurulumuzda verdiðimiz mesajlar iktidar, muhalefet ve kamuoyu tarafýndan kabul görmüþ; bu sayede üretim ve ihracat her kesimin birincil gündem maddesi haline gelmiþtir.

 

Üretim ve ihracat olmadan sürdürebilir kalkýnmanýn gerçekleþmeyeceði, istihdam üreten büyümenin temelinde ise ihracatýn yer almasý gerektiði tüm ekonomi kesimleri tarafýndan kabul edilmiþtir. Buradan yola çýkarak ilk adýmý Sayýn Maliye Bakanýmýz Kemal Unakýtan atmýþtýr.

 

Ay içerisinde Sayýn  Bakanýmýz Kemal Unakýtan ile bir araya gelerek  üç ana baþlýk üzerinden rekabetçilik konusunu ele aldýk. Eðitim, tanýtým ve lojistik ana baþlýklarý üzerinde geniþ detaylar içeren çalýþmalarýmýz olgunlaþtýðýnda tüm kamuoyu ile geliþmeleri paylaþacaðýz.

 

Bunun dýþýnda üretim-ihracat, destek ve vergi konusunda da bir çalýþma hazýrlýyoruz.

 

Deðerli konuklar,

Körfez Savaþlarýyla baþlayan Ortadoðu’daki çok uluslu gerginlik buradaki mevcut enerji yataklarýný kontrol altýnda tutmak için verilen çabanýn büyüklüðünü göstermiþti. Bugün Ortadoðu’daki gerginlik giderek büyüyor. Olaylar ölçüsüz güç kullanýmýna dönüþmüþ durumdadýr. Olaylarýn ciddiyetine acilen dikkat çekilmeli ve bölgede derhal bir ateþkes saðlanmalýdýr.

 

Eðer bugün Ortadoðu’da yaþanan bütün bu kaos ve karmaþa Ortadoðu’nun siyasi haritasýný deðiþtirmek için atýlan adýmlar ise bu fevkalade sakýncalýdýr.  Zira, insani kayýplarýn dehþet verici boyutunun yaný sýra, bölgede savaþ ortamýna girilmesi sadece Ortadoðu’yu deðil, tüm dünyayý derin sýkýntýlar içerisine sokacaktýr.

 

Bu nedenle Türkiye’nin dolaylý deðil, direkt olarak etkilendiði bu olaylar karþýsýnda Baþbakanýmýz Sayýn Recep Tayyip Erdoðan’ýn bölgede barýþýn yeniden tesis edilmesi için yaptýðý çaðrýlar ve üstlendiði rol fevkalade önemlidir; kendilerini destekliyor ve bu yöndeki giriþimlerinin artarak sürmesini diliyoruz.

 

Ýsrail-Lübnan çatýþmasýna Suriye ve Ýran’ýn da dahil olmasýyla bölge, yýllarca sürecek bir krizin içine yuvarlanabilir. Bu durum Türkiye’nin bu ülkelerle gerçekleþtirdiði sýnýr ticaretini derhal olumsuz bir biçimde etkileyecektir. Bunun yaný sýra, bu muhtemel savaþ nedeniyle petrol fiyatlarý sert bir artýþ gösterecek ve dünya ticaretini baský altýna alacaktýr.

 

Ülkemiz de bundan çok ciddi bir biçimde etkilenecektir. Her ne kadar Roma’dan yükselen sesler Ortadoðu’daki ateþin söndürülmesi noktasýnda cýlýz kalsa da, Avrupa Birliði dýþiþleri bakanlarýnýn, Ortadoðu'daki elim geliþmeleri ele almak üzere bugün olaðanüstü toplanmasýnýn bölgenin geleceði açýsýndan umut verici olmasýný diliyoruz.

 

Deðerli konuklar,

Þimdi Temmuz ayý ihracat rakamlarýný deðerlendirmek istiyoruz?

 

Hatýrlayacaðýnýz üzere Haziran ayýnda ihracatýmýz rekor seviyede yüzde 28’lik artýþla kaydetmiþti. Temmuz ayý ihracatýmýz ise, bir önceki yýlýn ayný ayýna göre yüzde 22,39 oranýnda artarak 6 milyar 942 milyon dolar olarak gerçekleþmiþtir.

 

2006 yýlý ilk yedi ayýnda ihracatýmýz bir önceki yýlýn ayný dönemine göre yüzde 14,2 artarak 46 milyar 810 milyon dolara yükselmiþtir. Diðer yandan, 12 aylýk ihracatýmýzýn ise 79 milyar dolar seviyesini geçmiþ olmasý 80 milyarlýk  dolarlýk hedefin rahatlýkla aþýlacaðýnýn sinyallerini vermektedir.

 

Toplam ihracatýmýz içerisinde yüzde 87,97’lik pay alan sanayi ürünleri ihracatýmýz Temmuz’da yüzde 24,06 artarak 6 milyar 107 milyon dolar olarak gerçekleþmiþtir. Sanayi ürünlerinin ihracattaki payýnýn aðýrlýðý gün geçtikçe artmaktadýr.

 

Taþýt araçlarý ve yan sanayi sektörümüz, 1 milyar 244 milyon dolar ihracatla miktar olarak Temmuz ayýnýn lideri olurken, 1 milyar 230 milyon dolar ihracatla onu takip eden Hazýr giyim ve konfeksiyon sektörü yüzde 0,2 oranýndaki artýþla, geçen yýlýn ayný ayýna göre neredeyse ayný kalmýþtýr.

 

Sanayi mamulleri içerisinde geçen yýlýn Temmuz ayýna göre ihracatýný en fazla artýran sektör olan Demir Çelik Ürünleri ihracatýmýz Temmuz ayýnda yüzde 97.28 artarak 802.436 milyon dolar seviyesine çýkarken yedi aylýk ihracat yaklaþýk 4 milyar 626 milyon dolar olarak gerçekleþmiþtir. Demir ve demir dýþý metaller ihracatýný yüzde 47,7 oranýnda artýrýrken, kimyevi maddeler ve mamulleri %46,50; taþýt araçlarý, makine ve aksamlarý ve elektrik-elektronik ürünleri sektörleri ise yüzde 15-20 seviyelerinde ihracat artýþý göstermiþtir.

 

Tekstil ve hammaddeleri, ihracatýný yüzde 12,6 artýrýrken deri ihracatý yüzde 15,5 halý ihracatý ise yüzde 12,6 oranýnda artýþ göstermiþtir.

 

Mayýs ayýnda 656 milyon dolarlýk ihracat gerçekleþtiren tarým sektörümüz, ihracatýný ancak yüzde 6,8 oranýnda artýrabilmiþtir. Tarým sektörü ihracatýndaki ivme kaybý ve bunun üretim kaybý ile olan iliþkisi masaya yatýrýlmalýdýr. Sektörün yedi aylýk ihracatý 5 milyar 188 milyon dolar olarak gerçekleþirken 12 aylýk ihracat rakamý ise 9,8 milyar dolar seviyesinde olmuþtur.

 

Tarým ihracatýnda en büyük ihracatý artýþý yüzde 54,1 ile tütün sektöründe yaþanýrken; hububat ve mamulleri sektörü yüzde 51.67 ile onu takip etmiþtir. Dört sektörde ihracat gerilemesinin yaþanmasý bizi düþündürmektedir. Zeytin, fýndýk, meyve sebze mamulleri ve kesme çiçek sektörlerinde gerileme yaþanýrken, aðaç mamulleri ve orman ürünleri sektöründe yüzde 12,91; canlý hayvan ve su ürünlerinde ise yüzde 5,6 oranýnda bir artýþ gerçekleþmiþtir.

 

Madencilik ihracatýmýz ise Temmuz ayýnda yakaladýðý performansý devam ettirmektedir. Temmuz ayýnda 178,8 milyon dolarlýk ihracat gerçekleþtiren sektörün ihracat artýþ oraný yüzde 31,9’dur. Madencilik ihracatýmýz Ocak-Temmuz döneminde ise yüzde 28,9 artarak 1 milyar 106 milyon dolara çýkmýþtýr.”

 

Temmuz 2006 Türkiye geneli Ýhracat Ýstatistikleri

 

Resim Galerisi

oguz-satici.jpg

Facebook